• Sayın Baysan kısaca kendinizi ve SAYGIN Sigorta’yı bize tanıtır mısınız?

-Aslında benim özgeçmişim bayağı uzun hizmetlerle geçti.Fakat kısaca şöyle özetleyebilirim: 1946 yılında Pınarhisar Sütlüce köyünde doğdum. İlkokulu burada bitirdikten sonra Edirne Erkek Sanat Enstitüsüne girdim. 1964 yılında mezun olduktan sonra Alpullu Şeker Fabrikasında 5 yıl çalıştım. 1969 yılında Çorlu Ağırbakım Fabrikası’na teknik ressam olarak transfer oldum. 1991 yılına kadar çalışarak emekli oldum. Bu arada amatör olarak Türk Harb-İş Sendikası’nda temsilci, baş temsilci, yönetim kurulu üyeliği ve Şube kuruluşunda bulundum. Çorlu’da ilk kez yapı kooperatifciliğini yine amatör olarak başlatanlardanım. Ayrıca  10’a yakın dernekte üyeliğim olduğunu söyleyebilirim.

  • Peki Saygın Sigorta serüveni nasıl başladı?

-Biraz önce sıraladığım özelliklerden olacak ki bir teklif neticesinde ve 15 gün içinde de 250 kişiyi sigorta yapınca kendimi sigorta sektöründe buluverdim. Daha sonra Saygın Sigorta Acenteliği Ltd.Şti’ni kurarak sigortacılığa profesyonel olarak başlamış oldum.

 

 

  • DÜRÜST BİR ACENTE

-Bu kadar uzun yıllardır piyasada olduğunuza göre en önemli özellikleriniz nelerdir?
-Kesinlikle hiçbir maddesinden ödün vermediğimiz hem işyerimizin anayasası hem de en önemli özelliklerimizi 10 madde de sıralayabilirim;

  1. Biz doğru, tutarlı, dürüst, inanılır ve güvenilir bir acenteyiz.
  2. Daima güler yüzlü olarak çalışırız.
  3. Hiç kimseye kötü söz söylemeyiz.
  4. Biz, bir öğrenen organizasyonuz.
  5. Biz kâr için değil, itibar için çalışırız.
  6. Bizim için herkes müşteridir, müşteri daima haklıdır.
  7. Biz rakiplerimizle değil, geleceğimizle yarışırız.
  8. Biz zaman mefhumu tanımadan çalışırız.
  9. Biz sigorta sektörünün profesyonellerimiz.
  10. Biz mümkün olsa tüm insanlarımızın alınlarına ve evlerinin içine SAYGIN SİGORTA kelimesini yazarız

Kaynak;

Çorlu Tso Rehber
Çorlu TSO Yayınları
Devrim Gazetesi

Önceki gün başta İstanbul olmak üzere Marmara bölgesini etkileyen fırtına ve sel araçlardan konutlara, tarım arazilerinden sanayi tesislerine birçok alanda maddi zarara yol açtı. Toplam hasarın 500 milyon TL olduğu tahmin ediliyor. Peki bu maddi zararı sigortalar ödüyor mu? İşte cevabı…

DAHA 10 gün önceki selin yol açtığı hasar tespiti belirlenmemişken dün bir yenisi daha yaşandı. Üstelik bu seferkinde sel ve fırtınanın yanı sıra dolu hasarı da var. Sular altında kalan konut ve işyerleri ile sele kapılan araçların yanı sıra; doludan dolayı da birçok aracın camları kırıldı veya çatladı, kaportasında çökükler meydana geldi, binaların çatıları çöktü kiremitleri kırıldı, duvarlarda yarıklar açıldı.

Sel felaketinin hasarı bu kadarla da sınırlı değil, şimşek nedeniyle fabrikalarda yangınlar çıktı, vinçler devrildi. Tüm Marmara bölgesini etkisi altına alan yağış ve fırtına yüzünden başta ayçiçeği,buğday ve mısır tarlaları olmak üzere birçok tarım arazisi de zarar aldı. Önceki gün meydana gelen felaketin toplam sigortalı zararının ise 500 milyon TL olduğu tahmin ediliyor. Böylece 10 gün içinde üst üste yaşanan zararların maliyeti 700 milyon lirayı buldu.ü

  • POLİÇELERE DİKKAT!

Gelelim, sigortalı hasarın nasıl ve ne şekilde karşılanacağına. Araçlardan başlayalım. Gerek selden gerekse doludan dolayı zarar gören araçların kasko sigortası varsa ve sigorta teminatı içine ‘sel-fırtına-dolu’ teminatı dahilse tüm zarar, sigortadan karşılanır. Aynı şekilde konutlarda da ‘fırtına-dolu’ teminatı varsa cam ve duvarlardaki göçük zararı sigortadan ödenir. Kaldı ki, gerek ‘paket kasko’ poliçelerinde gerekse de ‘paket konut’ poliçelerinde tüm bu teminatlar otomatik olarak sigorta şirketleri tarafından ödeniyor.

Ancak kimi araç sahipleri ile konut sahipleri, sigortaya daha az prim ödemek için fırtına ve dolu teminatını poliçe kapsamı dışında tutabiliyor. O nedenle sigortalıların poliçelerine iyi bakmaları ve fırtına-dolu ek teminatını almış olmaları gerekiyor. Şunu da belirteyim, sel ve dolu hasarını trafik sigortası karşılamaz, konutlarda ise zorunlu deprem sigortası (DASK) karşılamaz.

  • HASARI OLAN NE YAPACAK?

Peki, aracı ve konutu hasar gören sigortalılar ne yapacak? Aracı olanlar; sigorta şirketlerinin anlaşmalı olduğu servis istasyonlarına gidecek. Doludan dolayı kaportada ezikler varsa, bunlar onarılacak; kırık camlar veya çatlamış cam var ise yenisi ile değiştirilecek. Kaportadaki hasar fazla ise yeni parça takılacak. Aynı şekilde konutlardaki cam hasarı da sigorta şirketlerinin anlaşmalı olduğu camcılar tarafından değiştirilecek.

 

  • HANGİ ZARARLAR KARŞILANACAK?
  1.  Araçlardaki sel, fırtına, dolu zararının tamamı paket kasko sigortasından karşılanacak.
  2. Konut paket poliçesi olanların kırılan camların ve çatlayan camların ve dolunun duvarlarda neden olduğu göçükler sigortadan ödenecek.
  3. Yıldırım nedeniyle fabrikada çıkan yangının neden olduğu zarar sigortadan ödenecek.
  4. Sel ve dolunun zarar verdiği tarım arazilerinin tarım sigortası varsa, çiftçinin zararı sigortadan ödenecek.
  5. Vinç devrilmesi nedeniyle meydana gelen zarar, vincin fırtına teminatı olması halinde sigortadan ödenecek.
  • HASARSIZLIK İNDİRİMİ ETKİLENİR

PEKİ, yaşanan hasar, sigortalıların hasarsızlık indirimini etkileyecek mi? Bu konudaki uygulamalar şirketten şirkete değişiklik gösterebilir; kasko sigortasında genel teamül, ön ve arka camın kırılması hasarsızlık indirimini etkilemiyor. Ancak dolu nedeniyle hem cam kırılması ve cam çatlaması hem de kaportada hasar varsa bu durum hasarsızlık indirimini etkileyecektir. Bazı şirketler ise sadece cam kırılmasında da hasarsızlık indirimini bozabiliyor. Kimi şirketler ise oluşan hasarın ödenen primden düşük olması halinde hasarsızlık indirimini bozmuyor. Hasarsızlık indirimi bozulsa bile poliçe yenilemesinde prim artışı en fazla yüzde 10-15 olur. Konut sigortalarında ise hasarsızlık indirimi diye bir şey söz konusu değil.

Kaynak:HÜRRİYET

      Bize olan güven yok oldu…
      15 bini aşkın sigorta acentesinin en önemli gelir kalemi trafik sigortası. Son dönemdeki poliçe fiyatları, biz acentelerin varlığını tehdit ediyor. Sadece yüksek fiyatlar değil, fiyat                             dalgalanmaları da bizim için büyük problem.
      Örneğin, hiç kazası olmamış bir vatandaşın 2015 yılı poliçe fiyatı 300 TL iken, 2016’da bu fiyat en az 650 TL. Vatandaşa bu artışın nedenini açıklayamıyoruz. Ayrıca, fiyat farkları da                    sektöre ve bize olan güveni yok etti.

  • Fiyat dalgalanması çok yüksekTrafik sigortasının sağladığı teminat limitleri tüm şirketlerde aynı, belirli bir araç için, bu standart ürünün fiyatı bir şirkette 900,-TL iken, başka bir sigorta şirketinde 14 bin TL. Avrupa’da fiyat dalgalanması en fazla yüzde 60, o da riskli sürücüler için, bizde ise kazasız sürücü için dahi yüzde bin 500’ün üzerinde.
  • Tarife seçeneği önerisiArtan fiyatlar ve hasar süreçlerindeki belirsizlik nedeniyle, trafik sigortası primleri sürekli artıyor. Karayolları Trafik Kanununda yapılacak düzenleme ile primlerin hızla düşmesini bekliyoruz. Şayet bu gerçekleşmezse sorunun çözümü için tarife seçeneğinin (fiyatların devlet tarafından belirlenmesi) masaya getirilmesi faydalı olabilir.

Kaynak:Cnn Türk

Hazine Müsteşarlığı Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığı, trafik sigortasında tavan fiyat uygulamasından sonra maliyetleri arttığı için kredi kartına taksiti kaldıran, hasarlı araçlarda ise işi yokuşa süren sigorta şirketlerini araştırmaya başladı. Hem kendi sistemi üzerinden hem de acentelerin ekranlarından takibe başlayan Hazine, sigorta yapmayan şirketlere ceza kesecek.

‘TAVAN UYGULAMASI KALKSIN’ İSTEĞİ

Ekiplerin pek çok acenteyi ziyaret edip ekranlarını inceledikleri bilgisini veren Demirağ, ortada çözülemeyen değişik bir durum olduğunu açıkladı. Sigorta Aracılar ve Acenteler Derneği Başkanı İrfan Uzun ise, şirketlerin birlikte hareket ettiklerini ve inatla trafik sigortası yapmadıklarını açıkladı. Şirketlerin trafik sigortası yapmak için, ek hizmetlerin bulunduğu fiyatı daha yüksek olan paketleri dayattığını ifade eden Uzun, “Acenteler ne yapacağını şaşırmış durumda. Tavan fiyatın kaldırılması için uğraşıyorlar. Zaten uygulama yıl sonuna kadar ama onu beklemeye bile sabırları yok” diye konuştu.

ACENTELERDEN BİLGİ TOPLANIYOR

İsmini vermek istemeyen bir acente ise Hazine yetkililerinin ekranlarını incelediğini, kendilerinden de durumla ilgili bilgi aldığını paylaştı. Hazine yetkilileri ise ortada bir mağduriyet olduğunu ve kanuna aykırı davrananlar hakkında cezai işlem yapılacağını açıkladı. Sigortacılık Kanunu gereği şirketler sigorta yapmaktan kaçınamaz. Bu doğrultuda Sigortacılar Birliği’nin yönetmeliğinde de bu madde uyarınca, aldığı kararlara uymayan üyelerine 5 bin ila 50 bin lira arasında ceza kesileceğini açıkladı.

Kaynak:Hürriyet

Uzmanlar, seyahate çıkan insanların yüzde 65’inin herhangi bir sebepten dolayı bir süre kendini rahatsız veya halsiz hissettiklerini, yüzde 15’inde ciddi hastalık teşhislerinin olduğu öğrenildi, yüzde 8’inin rahatsızlanma endişesi nedeniyle doktora başvurduğunu, yüzde 6’sının ise seyahati ve eğlenceyi yarım bırakıp geri dönmek zorunda kaldığını belirtirken, yurt dışına seyahat’e çıkarken sadece yüzde 13-14’ü sigorta yaptırıyor.

 

Tatile çıkarken aylarca hayalini kurduğumuz deniz, güneş, dinlenme ve görülmeyen yerleri gezip görme fırsatı, içimizi heyecanlandırırken, hiçbir olumsuzluğu ve aksiliği aklımıza getirmek istemeyiz. Kendimizi en özgür ve rahat hissettiğimiz an olan tatilde tüm kaygılardan ve endişelerden uzak kalmak isteriz. Oysa uzmanlar, seyahate çıkanların yüzde 65’inin herhangi bir sebepten dolayı bir süre kendini rahatsız hissettiğini, yüzde 15’inde ciddi rahatsızlık belirtileri öğrenildiğini, yüzde 8’inin rahatsızlık nedeniyle doktora başvurduğunu, yüzde 6’sının ise seyahati yarım bırakıp geri dönmek zorunda kaldığını belirtiyorlar.

 

  • Yurt dışına seyahat etmek için çıkanların sadece yüzde 13-14’ü sigorta yaptırıyor

Türkiye’de yurt dışına seyahat etmek için çıkan tatilcilerin sadece yüzde 13-14’ü seyahat sağlık sigortası yaptırıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) elinde olduğu verilerine göre, 2013’te yurt dışına seyahat için çıkan kişi sayısı 8 milyon 11 bin 654 iken, aynı dönemdeki seyahat sağlık sigortası poliçe adedi 1 milyon 52 bin 862 adet olarak gerçekleşti. Seyahat Sağlık Sigortası poliçe adedinin yıllar içinde arttığını, ancak hala yeterli düzeyde olmadığını belirten Aksigorta Genel Müdürü Uğur Gülen, 2012’de yurt dışına seyahat için çıkan 6 milyon 273 bin 993 kişiden 904.151’inin, 2013’te 8 milyon 11 bin 654 kişiden 1 milyon 52 bin 862’sinin seyahat sağlık sigortası yaptırdığı söylendi.

 

  • Aksigorta Premium Sağlık Sigortası, yurtdışı sağlık biletiniz…

Aksigorta Premium Seyahat Sağlık Sigortası, yurt dışına yapılan seyahatlerin yaşanan acil hastalık veya kaza sonucu olabilicek acil tıbbi yardım masraflarını, poliçelerinde yazan rakamlar dahilinde teminat altına alıyor. Yurtdışında aniden hastalanma veya yaralanma olayında; hastane, ameliyat ve tedavi masrafları ile ilaç masraflarını 30 bin Euro’ya kadar limitle, acil dış tedavi giderlerini ise 60 Euro’ya kadar karşılıyor. Ayrıca yurtdışında aniden rahatsızlanma veya yaralanma durumunda ambulans tarafından en uygun ve en yakın tıbbi müdahale merkezine transferi sağlanır. Aksigorta Premium Seyahat Sigortası ile acil sağlık sorunlarından bagaj kaybına kadar birçok kaygıdan uzak kalarak keyifli bir tatil geçirmek mümkündür.

Kaynak:Gündem Aktüel